İşte "gerçek zafer " bu ! .. Tabii ki sezon başından beri özlemle beklediğimiz takım da...Çünkü, geride kalan 5 haftada sadece ama sadece 2 gol atmak, Türkiye Kupası kazanmış bir ekibe asla yakışmıyordu. Bir patlama bekliyorduk ama bunun şampiyon adayı Fenerbahçe karşısında olacağını açıkçası kestiremiyorduk.

UEFA Kupası'ndan elenip Avrupa kulvarının dışında kalan temsilcimiz Kayserispor, bunun faturasını şampiyon adaylarından iddialı rakibi Fenerbahçe'ye ödetti. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda akılcı bir oyun oynayan ve Nijeryalı Aghahowa'nın (3) ve Turgay 'ın süper golleriyle rakibinin gardını indiren sarı-kırmızılı temsilcimiz, daha da farklı kazanıp Sarı Kanarya'dan geçmiş yıllarda tattığı 7-8 farklı yenilgilerin rövanşını alabilirdi. Ama yine de bu galibiyet, gerçek bir zafer olarak Kayserispor tarihindeki anlamlı yerini mutlaka alacaktır... Bu galibiyet nedeniyle başta Teknik Direktör H.Tolunay Kafkas olmak üzere tüm takımı kalecisinden son adamına, malzemecisinden başkanına kadar tebrik ediyorum.Böyle bir galibiyete öylesine ihtiyacımız vardı ki !!! .

Anlayacağınız, gece "taklacı" Nijeryalı Aghahowa'nın gecesiydi !

Attığı ilk gol sonrasında İngiltere'de görmeye alıştığımız taklasını hem de tam 6 kez atan Nijeryalı Aghahowa, Aragones' Dede'nin ekibini yerle bir eden ve ipini çeken isimlerin başında geldi. Bu arada Kayserisporlu futbolcu kardeşlere bir sözüm olacak : Aghahowa gol attığında sakın üzerine çullanmayın. Bırakın, o taklacı taklasını atsın ve hem rakip futbolcuların hem de tribündekilerin morallerini yerle bir etsin... Ondan sonra ne yaparsanız yapın, sevinin-oynayın. Umarım önümüzdeki maçlarda gol attığında Aghahowa'ya bu toleransı tanır , tribünlerin ve ekran başındakilerin de göz keyfi yaşamasını sağlarsınız.

Maça gelince : Kayserispor Paris Saint Germain maçında da iyi oynamış ancak gol atamayıp elenmişti.Maç öncesinde her iki takımın da önemli eksikleri vardı.Fenerbahçe seyircisi zaten stadın büyük bölümünü boş bırakarak takımına olan tepkisini ortaya koymuştu. Buna bir de Alex gibi takımın beyni sayılacak bir oyuncunun bulunmayışı eklenince açıkçası galibiyet ibresi temsilcimizin lehine dönmüştü. Yani diğer bir deyişle gol kısırlığı çeken sarı-kırmızılı temsilcimiz eğer gol atarsa, maçı mutlak kazanırdı.Orta alanını kalabalık tutan ve defansta özellikle ilk yarıda mükemmel oynayıp hata yapmayan Kayserispor, Aghahowa'nın rakip defansın can alıcı noktalarına yaptığı ısrarlı koşularla kaptığı topları Volkan Demirel'i aciz bırakarak filelere bırakmasıyla ilk yarıyı 2-0 önde kapattığında Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tam bir ŞOK yaşanıyordu.

UEFA Kupası'ndan elenerek Avrupa kulvarının dışında kalan temsilcimiz Kayserispor'un şampiyon adaylarından Fenerbahçe önündeki "tarihi" galibiyetinden bu şehirde yaşayan bireyler olarak tabii ki gurur duyduk. Tarihinde ilk kez rakibine karşı 4-1'lik bir galibiyet elde eden sarı-kırmızılı temsilcimiz,Şükrü Saracoğlu Stadı'ndan başı dik bir şekilde ayrılırken ortaya koyduğu futbol da tek kelimeyle mükemmeldi. Ama, gecenin kahramanı kuşkusuz "taklacı" Nijeryalı Julius Aghahowa idi. Aghahowa geceyi "hat-trick" yaparak tamamlarken, takımının aldığı 3 puanda başrol oyuncusuydu. Attığı taklalar da gerçekten görülecek cinstendi. Diğer golümüz Turgay'ın kafasından gelirken, anlı-şanlı şöhretler topluluğu Fenerbahçe tek golünü penaltıdan Roberto Carlos ile bulabildi.

Paris Saint Germain önünde iyi oynamasına rağmen bir türlü golü bulamayan ve sonuçta elenen Kayserispor, bunun faturasını Fenerbahçe'ye ödetti (!).. Temsilcimiz Kayserispor tüm otoriteleri şaşkına çeviren bir futbolla maçı farklı kazanırken, aldığı 3 puan da anasının ak sütü gibi hak etti.. Ev sahibi Fenerbahçe taraftarlarının üçüncü golümüzden sonra stadı terk etmeleri de gecenin bir ayrı ilginç notuydu.

Kayserispor'da yardımlaşma mükemmeldi. Defansımız rakibe fazla pozisyon vermedi. Orta alanda Saidou , Mehmet Eren ve Ragıp oldukça akılcıydı. Eren ve Bilal Aziz gibi gençler şöhretli rakiplerinin karşısında asla ezilmediler. Rakip defansın arkasında oluşan boşlukları ve verdiği kontratak şansını çok iyi kullanıp kaleci Volkan'ı çaresiz bırakan Kayserispor, sonuçta beş maçta attığı 2 golün iki katını Fenerbahçe filelerine bırakıverdi (!)…

Bir önceki yazımda " Bu gol kısırlığı ve bulunduğu yer Kayserispor'a yakışmıyor" demiştim. Sarı-kırmızılılar, Fenerbahçe önünde adeta patladılar ve sahadan hiç te alışık olmadığımız görkemli bir skorla galip olarak çıktılar. Sezon başının transfer ve para harcama şampiyonu Fenerbahçe'ye ağır bir darbe vurdular ve hepimizi sevinçten havalara uçurdular.Göğsümüz kabardı…Tebrik ediyor, başarılarının sürekli olmasını diliyorum.İnanıyorum ki bu büyük zafer gecesi sonrasında futbolcularımız bulutların üstüne çıkmaz, gelecek maçlarda da en iyi sonucu almak adına gereken mücadeleyi verirler.

Gelelim k.Erciyesspor'a... Bank Asya 1. Ligi temsilcimiz K.Erciyesspor da evindeki hayati önemdeki Diyarbakırspor maçını zor da olsa 2-1 kazanarak soluklandı. İnşallah bu galibiyet ve alınan 3 puan mavi-siyahlı temsilcimiz için bir çıkışın başlangıcı olur. Ancak böylesine hayati bir maçta dahi Atatürk Stadı'nın tribünlerinde 300 bilemediniz 400 seyircinin bulunması gerçekten de yakışmadı. Ne yazık ki Kayseri Erciyesspor 'un destekten yoksun ve "üvey evlat" olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Özetle, Kayserispor ve Kayseri Erciyesspor kazanınca hafta bizim haftamız oldu. En kötü haftamızın bu şekilde olmasını diliyorum. A Milli takımımızın maçları nedeniyle Lige verilecek olan ara, sakatlarımızın düzelmesi açısından sanırım bize ilaç gibi gelecektir. İnşallah galibiyetlerin ve puanların devamı gelir...

Bekir DEMİRAĞ