( Sayın Hakkı Yalçın'dan alıntıdır )
Değerli site dostları :
Fotomaç gazetesinin " Sarı Kanarya" yani Fenerbahçe hayranı ve destekçisi görünümünü her zaman için yazılarında açık-seçik yansıtan köşe yazarı Hakkı Yalçın'ın temsilcimiz Kayserispor'un deplasmanda oynayıp 4-1 kazandığı ve bizim açımızdan "gerçek bir zafer " , ev sahibi açısından da bir "hezimet " olan karşılaşma sonrasında kaleme aldığı yazıyı ( okuyamayanlar için ) noktasına-virgülüne dokunmadan buraya aktarmakta yarar görüyorum. Bu yazı, Kayserispor'umuzun gerek güzel oyunuyla gerekse ortaya koyduğu başarılı mücadeleyle anlı-şanlı ve de bol paralı rakibini "mat" ettiğinin ve 3 puanı anasının ak sütü gibi hak ettiğinin tescil belgelerinden biri olarak hatırlanacaktır…
Burada değerli köşe yazarı Hakkı Yalçın'a şunu sormak isterim :
"Maçı Fenerbahçe aynı skorla kazansaydı, acaba neler yazardınız ? "
Yine de köşe yazınızda hakkı "hak" edene teslim ettiğiniz için teşekkürler…
Bekir DEMİRAĞ
PARAMPARÇA
Hakkı YALÇIN
Dün gece Şükrü Saracoğlu'nda sükseli siluetler vardı.
Sessiz bahçenin kuşları vardı.
Kale önünde her türlü resimler vardı, gol resimleri yoktu.
Pozisyonlara sarkıntılık edenler vardı, iş bitiren yoktu.
Geçen yıl yankılanan Fenerbahçe'nin sesi … Bu yıl yanık bir ses oldu.
* * *
Tribünlerde "Hep destek, tam destek" konulu limitsiz bir pankart desteği vardı ama…
O desteğe layık olmayan içler acısı bir Fenerbahçe'de, sahanın ortasındaydı.
Kademesiz ve yüreksiz bir defans anlayışı. Kanatlar kırık.
Orta alanın ciğerleri su toplamış.
Yaşlı bir görüntüsü var takımın.
"Herhalde" dedim. " Bunlar kendilerini Aragones'le aynı kuşağın temsilcisi sayıyorlar."
* * *
Kazım, kendine de geç kalıyor, pozisyonlara da. Güiza'nın ne ayakları yakın pozisyonlara, ne yüreği.
Alex'in yokluğunun fena halde hissedildiği dakikalarda , oyun kurma görevi Emre'ye verilmişti.
Emre, sezon başından beri izlediğiniz Emre.. Pozisyon yatalağı…
Maldonado ve Selçuk'u sormayın bile. Birileri bu ikilinin takımda var olma sebeplerini açıklasın bana ?
* * *
İlk çeyrekte , pozisyonlara uzaktan kumanda eden Roberto Carlos'un, yenilen golden sonra sol kanattan oyun kurucu rolüne soyunması , yapay bir gösteri.
Buna karşılık ; Aghahowa'nın attığı gol, kademesi olmayan bir defansın " Gel de at " diye buyur ettiği bir pozisyon, Volkan'ın çıkışı da gole yaldızlı davetiye…
İlk yarının sonlarında yine benzer bir gol daha.
* * *
Kayserispor üç pasla rakip alanda ve hatta Volkan'la karşı karşıya…
Fenerbahçe 20 pasla pozisyon geveliyor. Takımda herkes birbirinin etrafında uydu olmuş dönüyor.
Kayserispor koşarken, Fenerbahçe yoruluyor sanki.
Bir takım , yardımlaşmayı , sadakati ve bütünlüğünü yitirmişse, hatalar kaçınılmaz.
Üstelik alışkanlığa dönüşen hatalar.
* * *
İkinci yarıda sahte bir Fenerbahçe saldırısı izledik.
Carlos'un penaltısının değiştirmesi de mümkün değildi ve Kayserispor istediği kadar gol attı.
Aragones'le Tolunay Kafkas arasındaki fark, mücadeleyi karşı tepelerden izleyen komutanla, sahanın içine ruhunu süren komutan farkıydı.
O fark da , skor tabelasına yansıdı zaten.
Aghahowa tek başına bir imha timiydi ama Kayserispor'da Turgay'a bayıldım.
Ayakları harika, boş alan yaratmadaki ustalığına tam puan…
Kendine güveni de , tüm haşmetiyle ortadayken… Gecenin yıldızıydı.
* * *
Dün gece Fenerbahçe'de yalanlar sustu, gerçekler bütün heybetiyle sahanın ortasındaydı.
Herhalde, sorumluluğu üzerlerine alan birileri çıkacaktır.
Maça uyku tulumuyla çıkan futbolculara da " Hep destek, tam destek" adına bir teşekkür ilanı vermek gerek.
"Teşekkür ederiz çocuklar !
Taraftarların geçen yılki altın yaldızlı düşlerini…
Paslı bir tenekeye çevirdiğiniz için."
6 kişi tarafından 3.5 olarak değerlendirildi
- Currently 3,5/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
Yazar :
Bekir Demirağ
Köşe Yazıları, Alıntıköşe, yazısı, hakkı, yalçın, fenerbahçe